2023 Milletvekili ve Cumhurbaşkanı seçimlerinde İLK uygulamalar

    Nazan MOROĞLU 

Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümünü kutlayacağımız 2023 yılında yapılan TBMM genel seçiminde ve Cumhurbaşkanı seçiminde siyasi tarihimiz açısından usul ve esasa ilişkin çok yönlü İLK uygulamalar yaşandı.

Türkiye ilk kez Cumhurbaşkanı seçiminde 2.tur deneyimini yaşadı. 14 Mayıs’ta adaylardan hiçbiri yüzde elli üzerinde oy alamadığı için 28 Mayıs’ta ilk kez 2. Tur deneyimi yaşandı.

15 Mayıs itibariyle 18 yaşını dolduran gençler 28 Mayıs’ta ilk kez oy kullandı. Seçimin 28 Mayıs’ta ikinci tura kalması nedeniyle seçim kütükleri yeniden güncellendi, 18 yaşını dolduran 47.523 genç seçim kütüğüne kaydedilerek ilk kez oy kullandı.

Milletvekili seçiminde ülke seçim barajı ilk kez yüzde 7 olarak uygulandı. 6 Nisan 2022’de yürürlüğe giren Milletvekili Seçimi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile yüzde 10 olan ülke seçim barajı yüzde 7’ye indirildi. Kanunda İttifakların aldığı oyların milletvekili hesabı ve dağılımında yapılan değişiklik de ilk kez uygulandı.

Görme engelliler 14 Mayıs’ta ilk kez tek başına oy kullandı. Seçim çevresi seçmeni olan akrabalarından birinin, ya da diğer herhangi bir seçmenin yardımıyla oylarını kullanan görme engelliler 6 Nisan 2022’de yürürlüğe giren yasa değişikliği gereğince, hazırlanmış özel şablonlarla tek başlarına ilk kez oy vermeye başladılar.

Yurt dışı seçmenleri için 15 yeni ülkede daha ilk kez sandık kuruldu. YSK, 15 ülkede daha sandık kurulmasına karar verdi. 2023 seçimlerinde ilk kez Afganistan, Belarus, Brezilya, Estonya, Fas, Karadağ, Kore Cumhuriyeti, Libya, Litvanya, Malezya, Nijerya, Pakistan, Portekiz, Slovakya ve Tanzanya’ya sandık kuruldu.

Nevşehir ve Giresun’da ilk kez kadın milletvekili seçildi. TBMM’ye 121 kadın milletvekili seçildi. 28. Dönemde de temsilde eşitlik sağlanamadı, hatta kritik eşik olan yüzde otuz oranına bile ulaşılamadı. 31 ilde ise hiç kadın milletvekili yok.

2023 seçimlerine giderken yaşanan ilk’lerden biri de, seçimin adaylık süreciyle başlayan meşruiyet sorununun; Cumhurbaşkanı’nın 3. kez aday olmasını kesinleştiren YSK kararının millet ittifakınca hukuki zeminde Anayasa’ya aykırılığının hiç tartışılmaya açılmamış olmasıydı.

Kadınların kazanılmış haklarından geri adımlar 

Cumhuriyet tarihimizde ilk kez 28. Dönemde çok sayıda milletvekilinin demokrasinin temel kriteri olan kadın erkek eşitliğine açıkça karşı oldukları görüldü. Eşit, özgür, adil olmayan bir propaganda süreci sonunda 14 Mayıs’ta Cumhur İttifakından seçilen milletvekillerinin çoğunluğunun kadınların kazanılmış haklarından geri adım atılmasında uzlaşmış bulunuyorlar. Millet İttifakı Ortak Politikalar Mutabakat Metninde uzlaşabilmek uğruna İstanbul Sözleşmesine yer verilmemiş olduğunu da vurgulamak gerekir.

28 Mayıs’ta yapılan 2.Turda yüzde 52,18 alan Erdoğan 3. kez Cumhurbaşkanı seçildi. Yurt içi, yurt dışı, gümrük kapılarında verilen oyların Türkiye geneli toplamının 27 milyon 834 bin 589’u 3. kez Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan’a; 25 milyon 339 bin 724’ü ise Kılıçdaroğlu’na verildi. Bu durumu sadece oy oranlarıyla okumanın doğru olmadığını düşünüyorum. Milletin yaklaşık yarısının bu seçimde demokrasiden, laiklikten, hukukun üstünlüğünden, kadının insan haklarından ve çağdaş Türkiye’den vazgeçmediğini, vazgeçmeyeceğini verdiği oylarıyla bir kez daha gösterdiğine tanık olduk.

2 Haziran 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulunda yemin töreninin ardından milletvekilleri görevlerine başladılar. Milletvekili yemininde laik demokratik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin temeli niteliklerine bağlı kalacağına, Anayasaya sadakattan ayrılmayacağına and içenlerin yeminlerine sadık kalmalarını bekliyoruz.

Ancak, yeni mecliste henüz yemin töreni yapılmadan, bir vekil 3 eşli olmasıyla gündem geldi ve buna karşı her hangi bir tekzipte de bulunulmadı. Bu davranış, Medeni Kanunun “tek eşlilik” ilkesinin ve Anayasanın 174 maddesince korunan devrim yasalarından “evlilik birliğinin kurulması” hakkında hükmün yok sayılması demektir. Bilindiği gibi, Yeniden Refah Partili bu vekil YRP’nin seçim öncesinde bir “seçim vaadi” olarak topluma sunduğu, kadınları erkeğe tabi olarak konumlandıran hukuk anlayışını benimsediğini göstermişti. Ne yazıkki 28. Dönem Meclisi’nin ana gündeminde kadın haklarının demokrasinin geliştirilmesi yerine Cumhur İttifakının, Hüda-Par’ın seçim vaatlerinde açıkça dile getirildiği gibi “yalnız kadınların sahiplenmesinin” ve “çok hukukluluğun” tartıştırılacağı görülüyor.

Seçim öncesi son yıllarda kadınların yasal kazanımlarından geri adım girişimleri yoğunlaşmış, kamusal ve özel alanda, siyasi iktidar tarafından din ve kültür adına uygulanıp meşrulaştırılan pratiklerle cinsiyetçi uygulamaları endişe verici boyuta gelmişti. Yeni mecliste oluşan toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı erkek ittifakının da, kadını birey olarak görmeyen zihniyetle kazanılmış yasal haklardan geri adımlar atma girişiminde bulunacakları görülüyor.

Ancak, ülkemizde milyonlarca kadın, kaynağını laiklikten alan Medeni Kanun’la garantiye alınmış olan haklarını özümsemiştir ve sahip çıkmaktadır. Hiç kimse kadınları bu haklarından vazgeçiremeyecektir.

Anayasamızın 10. maddesinde yer alan “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Devletin kadın erkek eşitliğini sağlamak amacıyla alacağı tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanmaz” hükmü devlete, demokrasinin temel kriteri olan kadın erkek eşitliğinin yaşama geçirilmesi yükümlüğü verilmiştir.

Cumhuriyetin kuruluş değerlerine sahip çıkan tüm kadın ve erkek vekillerin önümüzdeki süreçte meclise getirilmeye çalışılacak kadın haklarını yok etme girişimlere karşı hayır demelerini bekliyoruz. Milletvekillerine, ettikleri yemine uygun davranmalarının Anayasal bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyoruz.

 

 

Önceki İçerik10 Temmuz Dünya Hukuk Günü: “Demokrasinin temel kriteri, laiklik ve eşitliktir.”
Sonraki İçerikTürk tarihinin dönüm noktası: LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI 100.Yılında