Kadınlara Yönelik Dijital Şiddet” hakkında GREVIO  1 No.lu Genel Tavsiye

Kadınlara yönelik şiddetin türleri

Kadınlara yönelik şiddet bir insan hakları ihlalidir. Kadınlara yönelik şiddet türleri zaman içinde farkındalık oluştukça çeşitli boyutlarda görünür hale gelmiştir. Örneğin 1993 tarihli Birleşmiş Milletler Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesinde, şiddetin türleri fiziksel, ruhsal ve cinsel şiddet olarak belirtilmiştir. 2011 tarihli İstanbul Sözleşmesinde ise ekonomik zarar veya ekonomik baskı da kadınlara yönelik şiddet türlerinden biri olarak tanımlanmıştır.

Kadınlara yönelik şiddet ve ev içi şiddetle çok yönlü mücadele amacıyla hazırlanan  “Kadınlara Yönelik Şiddetin ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi” 11 Mayıs 2011 tarihinde İstanbul’da imzaya açılmıştır.  Bu nedenle, uluslararası alanda İSTANBUL SÖZLEŞMESİ olarak anılmaktadır. Uluslararası hukukta kadınlara karşı şiddet ve aile içi şiddetin önlenmesi, mağdurun korunması ve destek mekanizmalarının oluşturulması konusunda yaptırım gücü olan, bağımsız bir izleme mekanizması bulunan ilk Sözleşmedir. Sözleşmenin giriş bölümünde şiddetin kadın erkek eşitsizliğinin bir sonucu olduğu önemle vurgulanmıştır. Sözleşmenin hazırlandığı tarihlerde fiziksel, cinsel, psikolojik, ekonomik şiddet türlerine yer verilmiştir. Aradan geçen on yıl içinde “dijital şiddet” görünür bir şiddet türü haline gelmiştir.

Dijital şiddet, dijital iletişim araçları aracılığıyla uygulanan psikolojik, cinsel, ekonomik zarar vermeyi amaçlayan saldırılardır. Dijital şiddetin faili/failleri, kişinin tanımadığı insanlar olabileceği gibi, tanıdığı insanlar da olabilir. Kişinin, tanıdığı veya tanımadığı kişilerden istenmeyen, uygunsuz, hatta cinsel içerikli mesajlar alması veya bilgisayarına virüs bulaştırılması gibi tacizler dijital şiddet örnekleridir.

Kadınlara yönelik dijital şiddetin önlenmesi, mağdurun korunması amacıyla önerilere yer verilen GREVIO 1 No’luKadınlara Yönelik Şiddetin Dijital Boyutu” Genel Tavsiyesi 20 Ekim 2021 tarihinde yayınlanmıştır.

Bilindiği gibi Türkiye, İstanbul Sözleşmesini ilk imzalayan, ilk onaylayan ancak Sözleşmeden “hukuken yok hükmünde olup bu yazı yazıldığı tarihte Danıştay’da iptal davası süreci devam eden bir kararla” ilk çekilen devlettir.

Bu nedenle,  her ne kadar GREVIO tarafından yayınlanan 1 No.lu “Kadınlara Yönelik Dijital Şiddet” Genel Tavsiyeler düzenlemesine resmen uyulma zorunluluğu olmadığı ileri sürülebilirse de, kanımca uygulamada şiddetin önlenmesi için yol gösteren bu düzenlemeden yararlanılmalıdır.

 İzleme Mekanizması – GREVIO nedir, Görev ve yetkileri nelerdir ?

İstanbul Sözleşmesinin 66. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, Sözleşmenin Taraf Devletlerce etkili bir şekilde uygulanmasını sağlamak üzere, Avrupa Konseyi bünyesinde, 10 ila 15 uzmandan oluşacak “Kadınlara Yönelik ve Aile İçi Şiddete Karşı Mücadelede Uzmanlar Grubu” (kısaca GREVIO) adı altında bir izleme mekanizması bulunmaktadır. GREVIO, taraf devletler hakkında düzenli izleme raporları hazırlayacak, raporlarda üye devletlere kadına yönelik ve aile içi şiddetle mücadelede önerilerde bulunulacak, bu önerilerin yerine getirildiği getirilmediği takip edilecek, bu raporlarla bir yandan Avrupa genelinde kadın-erkek eşitliği ve kadına yönelik şiddetle mücadelede ortak normlar yaratılmasına, bir yandan da taraf devletlerde bu alanlarda ilerleme sağlanmasına ortam yaratılacaktır.

Sözleşmenin “Genel Tavsiyeler” başlıklı 69.maddesinde “GREVIO uygun düşen ve gereken her durumda, bu Sözleşmenin uygulamasına ilişkin genel tavsiyeler belirleyebilir” denilmektedir. GREVIO bu yetkisine dayanarak 20 Ekim 2021 tarihinde kadına yönelik şiddetin dijital boyutu ile ilgili ilk Tavsiye Kararını (Recommendation No.1) kabul etti.

Dijital dünyada kadınlara uygulanan toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, kadınların ve kızların hayatlarını, psikolojik ve fiziksel sağlıklarını ve güvenliklerini ciddi bir biçimde etkilemekte  ve  itibarlarına zarar vermektedir. Dijital şiddet aynı zamanda kadınların katılım haklarını engellemekte ve pek çok kadını, görüşlerini çevirimiçi ortamda ifade etmekten alıkoymaktadır. Dijital şiddet bu yönü ile kadınların ve kızların sessiz kalmasına neden olmakta ve kamusal tartışmalarda kadın bakış açısını azaltmaktadır.  

2016 yılından bu yana İstanbul Sözleşmesi’nin Taraf Devletler tarafından uygulanmasını izleyen GREVIO, eksiklikleri tespit etmiş ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin dijital boyutuna özellikle odaklanmıştır. Bazı Taraf Devletlerde, genç nesil arasında farkındalığı artırmak ve dış görünüşe dayalı istismarı veya cinsel zorbalığı önlemek için çaba sarf edildiği görülmüştür. Bir kişinin güvenliğini, itibarını veya mülkiyetini güvence altına almak için çevrimiçi olarak veya teknoloji yoluyla uygulanan fiillerin bir şiddet türü olarak tanınmasına ve cezalandırılmasına vurgu yapılmıştır. Birçok ulusal mevzuat,  dijital şiddetin, sosyal, ekonomik, psikolojik zararları ile ve katılım haklarına verdiği zararlar gibi önemli etkilerine odaklanmamaktadır.

Bu nedenle, 1 No.lu Genel Tavsiye ile GREVIO, bütüncül bir yaklaşım benimsemiş ve dijital alanda kadına yönelik şiddeti, İstanbul Sözleşmesi kapsamındaki kadına yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddet türleri ile eşdeğer tutmuştur.

GREVIO 1 No.lu Genel Tavsiye

Kadına yönelik şiddetin dijital boyutu, İstanbul Sözleşmesi’nin 3/a maddesinde belirtilen kadına yönelik şiddet tanımına giren geniş bir davranış yelpazesini kapsamaktadır. Sözleşmenin 5. maddesinin 2. fıkrası, taraf devletlerin, devlet dışı aktörler tarafından işlenen sözleşme kapsamındaki şiddet eylemlerini önlemek, soruşturmak, cezalandırmak ve tazmin etmek için gerekli yasal ve diğer önlemleri alması yükümlülüğünü düzenlemektedir. GREVIO, bu yükümlülüğü, dijital şiddet de dahil olmak üzere, kadınlara yönelik tüm şiddet ifadelerini kapsayıcı olacak şekilde düzenlemiştir.

Dijital şiddet örnekleri, fiziksel ve cinsel şiddet, ısrarlı takip ve tacizin bir uzantısı veya habercisi olabilir. Teknoloji, failler tarafından eski ve mevcut eşler üzerinde uygulanan zorlayıcı ve kontrol edici davranışları, manipülasyonu ve gözetimi yoğunlaştırmak için kötüye kullanılabilir, bu durum şiddet mağdurlarının giderek daha korku ve endişe duymalarına, kendilerini arkadaşlarından ve ailelerinden gitgide daha fazla soyutlamalarına neden olabilir. Teknolojideki evrim ve dijitalleşmedeki artışla birlikte, şiddet faillerinin çoğalması veya zararlı görüntüler ile nefret dolu içeriğin geniş erişimi nedeniyle çevrimiçi şiddet de artmaktadır.

1 No.lu Genel Tavsiye Kararı, kadına yönelik şiddet ve dijital ortamda işlenen aile içi şiddetle ilgili temel terim ve kavramları ortaya koymakta ve İstanbul Sözleşmesi’nin dört temel ilkesini oluşturan (4P) önleme, koruma, kovuşturma ve eşgüdümlü politikalar ile bağlantılı olarak dijital şiddeti engellemek ve bununla mücadele etmek için uygulamaya geçirilebilecek önerileri getirmektedir.

GREVIO Tavsiye Kararında aşağıdaki eylemler dijital taciz olarak tanımlanmaktadır:

  • rıza dışı görüntü veya video paylaşımı,
  • mahrem görüntü veya videoların rıza dışı alınması,
  • tehditler,
  • cinsel içerikli zorbalık ve siber teşhir,
  • sahte pornografi,
  • zorla cinsellik içerikli mesajlaşma,
  • tecavüz tehditleri
  • çevrimiçi ısrarlı takip, tehdit,
  • itibarın zedelenmesi,
  • mağdur hakkında şahsi bilgilerin toplanması,
  • kimlik hırsızlığı,
  • cinsel ilişkiye zorlama.

Dijital ortamda kadına yönelik şiddet psikolojik şiddet olarak da sınıflandırılabilir. İstanbul Sözleşmesi’nin 33. Maddesi’nde tanımlandığı üzere, psikolojik şiddet; zorlama veya tehdit yoluyla bir kişinin psikolojik bütünlüğünü ciddi şekilde bozmaya yönelik kasıtlı davranıştır. Bu hüküm, tek bir olaydan ziyade bir davranış biçimine atıfta bulunmakta ve dijital yönü olan bireysel şiddet eylemleri suç kapsamına alınmadığı takdirde bu eylemler internetin kolaylaştırdığı mob zihniyeti (sindirme, yıldırma) ve şiddet eyleminin tekrarı ile aynı zamanda psikolojik şiddet haline gelmektedir.

Çevrimiçi psikolojik şiddet, gözdağı verme, mağdurları aileleri ile tehdit etme, hakaret, aşağılama ve karalama şeklinde de olabilir. Bir başka psikolojik şiddet türü olan ekonomik istismar, şiddet failinin, internet bankacılığı aracılığıyla mağdurun banka hesaplarını kontrol etmesi ve mağdurun kredi kartlarını izinsiz kullanması vb. gibi durumlarda da kendini çevrimiçi olarak gösterebilmekte ve bu durum mağdurun mali durumunu ve ekonomik bağımsızlığını tehdit etmektedir.

GREVIO, kadınlara yönelik şiddetin dijital boyutunun, gerçek hayatta kadına uygulanan şiddetin bir devamı olarak kabul edilmesi gerekliliğine dikkat çekerek, Taraf Devletlere;

  • ayrımcılığı ortadan kaldırmalarını,
  • toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmelerini,
  • dijital alanda gerçekleştirilen farklı şiddet biçimleri konusunda toplumun farklı kesimlerinde farkındalık yaratmayı amaçlayan girişimlerde bulunmak suretiyle, kadına yönelik şiddetin dijital boyutunu ele almalarını,
  • yürürlükteki ilgili mevzuatı gözden geçirerek önleyici tedbirleri ile gerekirse önleme, koruma ve kovuşturmayı kapsayan yeni yasaları kabul etmelerini tavsiye etmektedir.

GREVIO ayrıca Taraf Devletleri;

  • kadına yönelik şiddet ile mücadelede hizmet veren tüm aktörler için zorunlu eğitim sağlamaya,
  • dijital okuryazarlığı desteklemeye,
  • BİT sektörü ve internet aracılarının akıllı ürünler ve video oyunlarının tasarımında öncelikle toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya,
  • cinsiyete dayalı ayrımcılığı ortadan kaldırmak için medya ve gazetecilerin gerekli adımları atmasını tesis etmeye davet eder.

GREVIO, Taraf Devletlerin dijital alanda uygulanan şiddete karşı koruma sağlamak için,

  • kadına yönelik şiddetle ilgili yasal mevzuatı dijital şiddet eylemlerinde de uygulamalarını,
  • dijital şiddet mağdurlarının bilgiye erişimlerini sağlamalarını,
  • ulusal telefon yardım hatlarını gerekli kaynak ve uzmanlıkla donatmalarını,
  • hukuki ve psikolojik destek hizmetlerini geliştirmelerini,
  • internete erişim sağlayıcılarını kadına yönelik dijital şiddet içeriklerini kaldırmaya, bu içeriklere erişimi engellemeye teşvik etmelerini tavsiye etmektedir.

GREVIO, Genel Tavsiye Kararında, Taraf Devletlere,

  • kolluk kuvvetlerine şiddetin dijital boyutunu araştırmaları ve kovuşturmaları için yeterli insani, mali ve teknik kaynağı sağlayarak,
  • kadınlara yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin kovuşturulması ve cezalandırılması için gerekli önlemleri uygulamaları, bu tür şiddetin mağdurlarının cezai adalet sistemlerine erişimini temin etmeleri yönünde tavsiyede bulunmaktadır.

GREVIO, Taraf Devletlere, şiddetin dijital boyutuyla mücadelede eşgüdümlü politikalar uygulamalarını önermektedir.

Buna göre Taraf Devletlerin

  • internet sağlayıcılarına ilişkin yasal çerçeveler tasarlarken yönergeleri uygulamaları,
  • ulusal strateji ve eylem planlarında dijital şiddetin tanınmasını sağlamaları,
  • ulusal ve yerel yönetişim organlarına, adli yardım bürolarına, sağlık ve sosyal koruma kurumları ile kadın sivil toplum kuruluşlarına gerekli insan kaynaklarını ve mali kaynağı tahsis etmeleri,
  • kadına yönelik şiddetin dijital boyutuna ilişkin verileri toplayacak bir sistem kurmaları,
  • dijital şiddetin etkilerini ölçmek için anket çalışmaları yapmaları tavsiye edilmektedir.

GREVIO’nun Dijital Şiddete İlişkin 1 No.lu Genel Tavsiye Kararının ekinde, dijital alanda en yaygın olarak kullanılan terimlerin tanımlarını ve kadınlara yönelik dijital şiddetin en yaygın biçimlerinin tanımlarını içeren bir terimler sözlüğü yer almaktadır.

 

Kaynak: Kadına Yönelik Şiddetin Dijital Boyutuna İlişkin 1 No’lu GREVIO Tavsiye Kararı, 20 Ekim 2021, Avrupa Konseyi, özet çeviri Ece Basmacı Karalar tarafından yepılmıştır.

GREVIO General Recommendation No.1, https://rm.coe.int/grevio-rec-no-on-digital-violence-against-women/1680a49147

Önceki İçerikVİKTİMOLOJİK AÇIDAN KADINA YÖNELİK ŞİDDET SEMPOZYUMU 13.12.2022 MEF Ü. Hukuk Fakültesi
Sonraki İçerikİstanbul Kadın Kuruluşları Birliği 5 Aralık Basın Açıklaması