Türkiye 100 geriye mi götürülmek isteniyor?

Yüz yıl önce Cumhuriyetimizin kuruluşunun ardından 3 Mart 1924 tarihinde  kabul edilen ilk devrim yasamız  eğitim alanındadır.

3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile ülkede eğitim birliğinin sağlanması amacıyla tüm eğitim kurumları Milli Eğitim Bakanlığına bağlanmıştır.

Türkiye’de uzman din insanlarının yetiştirilmesi için Tevhid-i Tedrisat Kanununda özel bir düzenleme yapılmıştır.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu:

Madde 4. Milli Eğitim Bakanlığı, uzman din insanlarının yetişebilmesi için üniversitelerde İlahiyat Fakülteleri açmakla, imamet ve hatiplik gibi dini müesseseler için ayrı eğitim kurumları açmakla yükümlü olacaktır.

Eğitim Birliği yok sayılamaz.

Tevhidi Tedrisat Kanunu’nun 4. maddesi yok sayılarak Diyanet Akademisi adlı  bir eğitim kurumu kurulmuş olması Milli Eğitim Bakanlığı’nın da, eğitim birliğinin de yok sayılması demektir.  Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’ndeki bütün ilim, eğitim ve öğretim kurumlarının hukuken Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olması gerekirken, Diyanet Akademisi, Diyanet İşleri Başkanlığı’na ve dolayısıyla Cumhurbaşkanı’na bağlanmıştır.

Türk demek, Müslüman demektir, sözünü anlamak mümkün değil..

Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik bir hukuk devletidir ve Anayasamıza göre Anayasamızın 10. ve 66. maddesine göre vatandaşlara dine dayalı ayrımcılık yapılamaz..

Madde 66 – Türk Devletine vatandaşlık  bağı ile bağlı olan herkes Türktür.

Madde 10 – Herkes dil, din, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.

Hukuka Huzura Hasret ülkemde, Anayasa’ya sahip çıkmak herkesin, hepimizin vatandaşlık görevidir.

16/3/2022 tarihli ve 7383 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile Devlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 24/3/2022 tarihli ve 31788 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Önceki İçerikMEDENİ KANUN ÇALIŞTAYI
Sonraki İçerikİstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Basın Açıklaması